SON YAYINLANANLAR
GÜNCEL KONULAR
KAPSAM 0
Türkçe Ders Kitap...
KAPSAM0
SONUÇ 0
İLGİ2
DİL 0
SONUÇ0

Özet

Türkçe öğretiminin temel aracı olan metinler, ulusal ve evrensel kültürün dayandığı değerlerin öğrencilere aktarılması için birer araç olma özelliğine sahiptir. Bu doğrultuda Millî Eğitim Bakanlığı tarafından basılan 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin hangi değerleri ilettiğini tespit etmek ve bu değerlerin sınıflara göre dağılımını belirlemek bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. İlköğretim 6–8. sınıflar arasında Türkçe ders kitaplarındaki metinlerde, değerlere yer verilme durumunu belirlemeye yönelik olarak gerçekleştirilen bu araştırmada kullanılacak olan model, var olan bir durumu var olduğu şekliyle ortaya koymayı amaçlayan tarama modelidir. Araştırmada verilerin analizi için betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Analiz sonucunda bilimsellik, çalışkanlık, dayanışma, doğa sevgisi, dürüstlük, estetik, hayvan sevgisi, hoşgörü, merhamet, misafirperverlik, nezaket, onurlu olma, özdenetim, tutarlılık, sorumluluk ve ulusal değerler temaları olmak üzere on altı tema belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, araştırma kapsamında incelenen ders kitaplarındaki metinlerin çoğunda değerlerin az da olsa yer aldığı görülmekle birlikte dokuz metinde hiçbir değere yer verilmemiştir. 6, 7 ve 8. sınıflarda yer alan toplam 76 metinde en fazla yer alan, ulusal değerler (30) ve sorumluluk (24) değerleriyken en az yer alan hayvan sevgisi (3) ve misafirperverlik (3) değerleridir. Türkçe dersinde etkili bir

"Gemi Reisi" Osmanlı Terimi

Açıklaması:

Gemi azabları bölükbaşına verilen isim. İçlerinden gemi sahibi olanlara "kaptan" denirdi. Devlete ait gemilerin kaptanlarına "fenerli reis" veya "hassa reisi" denirdi.

Atfetme teorisi uzun zamandır yönetim bilimleri alanında temel unsur olan bireylerin davranışlarını daha iyi anlamak açısından önem arz eden bir konudur (Bettman and Weitz, 1983: 166; Folkes, 1984: 398; Weiner, 2000: 383). Atfetme kuramının kurucusu Heider (1958: 141) Sağduyu (Naive) Psikolojisi isimli çalışmasında davranış aksiyonunun bireysel ve çevresel güç olmak üzere iki bileşene bağlı olarak ortaya çıktığını ifade etmektedir. Bireysel bileşenler, bireyin niyeti ve çabasıyla belirlenen motivasyon faktörleri ve bireyin nitelikleriyle ilgili yetenek, huy gibi özelliklerdir. Çevresel bileşenler ise, görev zorluğu şans gibi bileşenlerdir (Specht vd., 2007: 536). Heider’ın çalışmalarını temel alan Weiner Atfetme Teorisini detaylandırmıştır. Weiner’ın atfetme teorisinin temel odağı bireyin başarısının sebeplerini nasıl algıladığı ve bu algıların geçerli davranış üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileridir. Atfetme teorisi davranışların belirleyicilerini başarı odaklı bir model eşliğinde açıklar (Cort vd., 2007: 12). Weiner bireyin performansını etkileyen algısal faktörleri, algılanan yetenek, algılanan çaba, algılanan şans ve algılanan iş zorluğu olarak dört başlık altında toplamıştır (Specht vd., 2007: 537).

Çocukların genellikle renklerle ilgili olarak öğrendiği ilk şey renklerin isimleridir. Ancak ondan sonra farklı renkleri karıştırıp ne elde edeceklerine bakarlar. Maviyle sarıyı karıştırınca yeşil renk elde etmek gibi. Ya çocuklarımıza renklerin isimlerini öğretmeseydik ne olurdu? Renklerle ilgili algıları kim birli ne kadar farklı olurdu.

Ülke menşei, “bir markanın hedef müşterileri tarafından algılanan ait olduğu yer, bölge ya da ülke” olarak tanımlanmaktadır. Algılanan bu yer, o yer hakkındaki daha önceki algıları doğrultusunda sözkonusu ürünün tüketiciler tarafından pozitif ya da negatif imajla düşünülmesine neden olmaktadır. Küresel çapta faaliyet gösteren firmaların amacı, pozitif olan ülke imajından faydalanmak ya da negatif olan ülke imajını tersine çevirmektir (Ueltschy, 1998, 12). Bu yüzden bir ürünün ülke menşeinin ismi ve o ülkenin tüketici gözündeki imajı,  konu ile ilgili araştırmalarda çoğunlukla iç içe kullanılmaktadır. Ülke imajı, tüketicilerin bir ülkenin ürünlerine dair önceki deneyimleri ve pazarlama zayıflık ve üstünlüklerine dayanarak belirli bir ülkeden gelen ürünler hakkında oluşturdukları genel yargılardır (Chowdhury ve Andaleeb, 2007, 38). Ülke menşei imajını “tüketicilerin belli bir ülkeden gelen ürünlere ekledikleri, bir resim, bir şablon ve ün, itibar” olarak tanımlayan Nagashima (1970, 68)’ya göre, bu imaj, ülkenin tarihi, ekonomik ve politik zemini, gelenekleri ve ürünleri tarafından yaratılır ve uluslar arası pazarda tüketici davranışları üzerinde güçlü bir belirleyicidir. Genelde, tüketicilerin farklı ülkelerde üretilen ürünlere dair genel algılamalarının farklı olduğu görülmüştür. Bir ülkenin imajına dair bu genel algılamalar, bu ülkede yapılan ürünlere karşı tüketici algılamalarında önemli etkilere sahiptir (Cengiz ve Kırkbir, 2007, 83).

Memlükler, Avrasya steplerinden, Orta Asya’dan ve Kafkasya’dan  gelen Türk ve Çerkes köle askerlerdi. Dokuzuncu yüzyılın başlarında Bağdat’taki Abbasi halifeleri genç Türk köleleri satın alarak, bunları askeri eğitimden geçirdikten sonra İslam İmparatorluğu’nun hizmetinde kullanma yoluna gittiler. 1240’lara gelindiğinde, Türk memlükler Mısır’daki Eyyübi ordusunun özünü oluşturmaktaydılar. Neticede bu elit kuvvet 1250’den itibaren Mısır’da yönetime el koydu.

7 Haziran 1991’de Almanya Wetzlar’da dünyaya geldi. Futbola Almanya’nın Eintracht Frankfurt takımında başlayan Tosun, 12 yıl bu kulübün altyapısında top koşturduktan sonra Alman ekibinde profesyonel futbola geçiş yaptı.

Romalılarİ çok tanrılı yani paganistikti. Romalıların ilk kültleri Etrüsk etkileri taşıyan Latium bölgesinin yerel tanrılarıydı. Her aile kendi koruyucu kültüne özel önem vermekle beraber diğer tanrılara da tapıyordu.

Latin tanrıları görünüşleriyle Yunan tanrılarını andırmaktaydılar. Fakat Yunan mitlerinin Roma mitlerine dönüşmesi ancak İmparatorluk Dönemi’ne doğru gerçekleşecektir. Erken roma dininin bir özelliği, savaş veya diğer resmi işlerde mutlaka öncesinde tanrılar tarafından bu işin kutsanıp kutsanmadığını ölçmek için kehanetlerde bulunulmasıdır. Bu amaçla kesilen kurban hayvanlarının iç organları incelemekle, gökyüzündeki kuşların uçuşları yorumlanmaktaydı.

Uzun süreler oturmakİ artık yeni sigara içme alışkanlığı olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla, zamanın yeni akımı daha az oturmak ve daha çok ayakta durmak. Araştırmalar, uzun süreli hareketsizliğin kalp hastalıklarına, şeker hastalığına, obeziteye ve yüksek tansiyona neden olduğunu ortaya koymuştur. Ancak, doktorlar bu sorunların oturan kişilerin fazla egzersiz yapmamasıyla bağlantılı olduğunu düşünmüşlerdi. Egzersiz yapmak çok önemli olsa da, hareketsizliğin kötü yanlarını tek başına telafi edemez. Yeni araştırmalar çok az egzersiz yapmakla, çok fazla oturmak arasında çok büyük bir fark olduğunu ortaya koyuyor. Ayakta duran bir beden enerjiyi hareketsiz ve egzersiz yapan bir bedenden çok daha farklı kullanıyor.  

Henüz veri girilmemiştir.

Repo; finansal bir kurumun kurumsal veya bireysel yatırımcıya hazine bonosu, devlet tahvili gibi sabit getirili bir menkul kıymeti satması ve bu menkul kıymeti önceden belirlenen bir fiyattan ileri bir tarihte geri satın almak üzere anlaşma yapmasıdır.

© Copyright 2015 infolla.com bir STA Yazılım Teknolojileri A.Ş. Ürünüdür.